TÜBERKÜLOZ HALA ARAMIZDA
admin - Ocak 05 2015
admin - Ocak 05 2015
TÜBERKÜLOZ HALA ARAMIZDA
‘’Tüberküloz (Verem ) Hala Aramızda’’ diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Yurtgün; ‘’Ülkemizde verem hastalığı ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa karşı toplumun bütün kesimlerinin dikkatinin çekilmesi amacıyla her yıl Ocak ayının ilk Pazar günü ile başlayan hafta Verem Eğitim ve Propaganda Haftası olarak belirlenmiştir. ‘68. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası’ çerçevesinde tüm yurtta olduğu gibi hastanemizde de çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. ’’
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “Küresel Tüberküloz 2014 Raporu”na göre dünya genelinde tüberküloz insidans, prevalans ve mortalite hızları düşmektedir. Buna rağmen küresel tüberküloz yükü halen çok yüksektir. 2013 yılında dünya genelinde 9 milyon yeni vaka ve 1,5 milyon tüberkülozdan ölüm olduğu tahmin edilmektedir.
Verem hastalığının genel belirtileri arasında; halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi ve çocuklarda kilo alamama bulunmaktadır. Akciğer tüberkülozunda; öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleri görülebilmektedir. İki-üç haftadan uzun süren öksürüğün olması durumunda veremden şüphelenmek gerekir. Bu tür şikâyetleri olanların en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekmektedir.
Çocukları veremden korumak için doğumdan 2 ay sonra BCG aşısı uygulanmaktadır. Verem aşısı aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezi verem savaşı dispanseri birimlerinde (VSD) ücretsiz olarak yapılmaktadır. Toplumu veremden korumanın en etkili yolu ise, bulaştırıcı verem hastalarının erkenden bulunması ve tedavi edilmesidir.
Ülkemizde verem hastalığının teşhis ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tüberküloz ve dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan birinci ve ikinci seçenek tüberküloz ilaçları, Bakanlığımızca temin edilerek ücretsiz olarak hastalara verilmek üzere sağlık kuruluşlarına dağıtılmaktadır.
KENDİNİZİ ve ÇEVRENİZİ VEREM MİKROBUNDAN KORUYUN!
VEREM NEDİR?
Diğer adı “Tüberküloz” olan, “Koch basili” adındaki verem mikrobundan kaynaklanan bulaşıcı bir hastalıktır. Verem mikrobunun temel yerleşim yeri akciğerler olmakla birlikte kan yoluyla tüm vücuda yayılabilir.
VEREMİN NEDENLERİ
Hastalığın ana nedeni, Koch basili denilen verem mikrobudur. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, şeker hastalığı, üzüntü ve stres, grip, boğmaca ve kızamık gibi hastalıklar vücut direncinin azalmasına ve buna bağlı olarak da hastalığın bulaşma ihtimalinin artmasına neden olur.
VEREM NASIL BULAŞIR?
Verem, verem mikrobunu taşıyan aktif verem hastası kişilerden öksürük, hapşırma ya da yakından konuşma sonucu havaya yayılan mikropların sağlam kişiler tarafından solunmasıyla bulaşmaktadır. Bu nedenle öksürürken ağız kapatmamak ve yerlere tükürmek bulaşmada etkilidir. Çatal, kaşık ve eşyalarla ise bulaşma olmaz.
Mikobakteriler ısıya duyarlı, kuru yerlerde 2-8 ay canlı kalabilirken, direkt güneş ışığı altında 2 saat içinde ölen basillerdir Tüberküloz hastası her öksürük ile; 1-5 mikron çapında, 1-3 adet basil içeren, 3500 kadar enfeksiyöz parçacığı etrafa saçar.
“Balgam içindeki basil ise güneş ısısı altında 20-30 saat dayanıklı kalabilmektedir. Bu nedenlerledir ki verem mikrobu, güneş görmeyen ortamlarda, havada uzun süre canlı kalabilir ancak güneşten gelen ultraviyole ışınları verem mikrobunu kısa sürede öldürür.”
**İnsanın tükürüğünde yaklaşık 600 değişik mikrop bulunur.1 santimetreküp tükürükte 250 milyon adet mikrop vardır. Hastalık durumunda “hastalık yapan” mikropların sayıları artar.
VEREM BELİRTİLERİ
Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve ateş görülür. Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur.
İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar.
Üçüncü devrede, verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir.
VEREMİN TEDAVİSİ
Gerekli olan tedavi türü, kişinin verem mikrobu taşıması ya da verem hastası olup olmadığına bağlı olarak değişecektir. Verem hastalığı ve bazı verem mikrobu bulaşması vakaları ilaçla tedavi edilmektedir. Veremin tedavisinde modern ilaçlar çok etkilidir. Birçok kişi düzenli olarak büyük kamu hastanelerinde, verem savaş dispanserlerinde ayakta tedavi yöntemiyle ya da uzman doktora giderek tedavi görebilirler. Verem hastalığının geçmesi için, kişinin en az altı ay ilaç kullanması gerekir. Bununla beraber, bazı vakalarda bu süre daha uzun olabilir.
Verem ilaçlarının düzenli olarak alınmaması ya da verilen ilaçların bitirilmemesi halinde, hastalık yeniden ortaya çıkabilir ve bu kez tedavi etmek daha da güç olabilir. Bu nedenle, iyileşmek için kişinin ilaçlarını düzenli olarak kullanması ve tüm tedavi setini bitirmesi gerekir. Aile bireylerinin herhangi birisinin verem olması halinde, ailenin geri kalan tüm bireyleri ve yakın temas içinde bulunan kişiler, kendilerinde verem olup olmadığının belirlenmesi için tetkikten geçirilirler.
VEREM AŞISI (BCG)
BCG aşısı vereme yakalanma riski fazla olan ülkemizdeki tüm bebeklere (doğumdan 2 ay sonra) rutin olarak önerilmektedir.
Sizde Verem Olduğunu Düşünüyor musunuz?
• Geçmeyen (kronik, 2-3 haftadır geçmeyen) öksürük
• Yorgunluk
• Gece terlemeleri
• Kilo kaybı
• Kan tükürme
Yukarıdaki belirtilerden herhangi birisinin olması halinde, en kısa sürede doktorunuza başvurunuz.
VEREMDEN KORUNMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
Tweet